• Mehmet Öner

Asansör Sektörünün 2019 Dış Ticaret Karnesi

Asansör Sanayicileri Federasyonu ASFED'in yayın organı Haber Asansörü dergisi Ocak - Şubat 2020 sayısında yayınlanan yazım







Asansör Sektörü 2019 Dış Ticaret Karnesi



Mehmet Öner

Maliye Bakanlığı Eski Baş Hesap Uzmanı

Yeminli Mali Müşavir

moner@monerymm.com


2020 yılının ilk aylarını yaşadığımız şu günlerde 2019 yılına ilişkin veriler yavaş yavaş yayınlanmaya başladı. Asansör sektörünün dış ticaret verilerine baktığımızda hem ülkemiz, hem de sektör açısından sevindirici sonuçlar var. Ancak bu verileri ve sonuçları değerlendirirken son üç yıldır asansör sektörünün doğrudan bağlı olduğu inşaat sektöründe ülkemizde yaşanan durgunluğu gözden kaçırmamak lazım.

Son beş yılın ithalat ve ihracat rakamlarına dolar bazında grafik ve tablo olarak bakalım.

2018 ve 2019 yıllarında asansör ve asansör aksam parça ihracatı ithalatını geçmiş durumda. 2019 yılındaki ihracat ithalatın iki katından fazla. Bu durum hem ülkemiz, hem sektör açısından önemli ve gurur verici. İthalat rakamları 2016 yılından itibaren, inşaat sektöründeki durgunluk sebebiyle, hızla düşerken, ihracat rakamları son beş yıldır kesintisiz artmakta. Asansör sektörü yurtiçi pazardaki daralmayı ihracat ile aşmaya çalışıyor ve bunu başarmış da görünüyor.

İhracat, yurt içi satışla karşılaştırıldığında zor bir para kazanma yolu. Uzun zaman gerektiriyor, yeni pazarları ve kültürleri öğrenmeyi zorunlu kılıyor. Hele başlangıcı çok daha sıkıntılı. Globalleşip adeta global bir köye dönen dünya ekonomisinde dış pazarlara açılmak hem iç pazarın 100 katı büyüklükte muazzam bir pazar büyüklüğüne hitap etmek anlamına geliyor; hem de dünya pazarının çetin rekabet şartlarında kalite ve fiyat ile yer edinmek yurtiçi pazarımıza girecek yabancı firmalara karşı dünya şartlarında hazır olmamızı sağlıyor. Bir taraftan dünya pazarına saldırmak için daha kaliteli, daha güçlü olurken, yeni kazandığımız yetenek ve güçle iç pazarımızı korumak daha kolay hale geliyor.

İhracat rakamları değerlendirilirken, toplam ihracat rakamının yanında kullanılan değerlendirme kriterlerinden biri de kilo başına ihracat fiyatıdır. Eğer kilo başına ihracat fiyatınız azalarak ihracat yapabiliyorsanız, aslında sadece fiyat kırarak, fiyat avantajı ile ihracat yapıyorsunuz demektir. Böyle bir yol ilerleyen yıllarda ucuza mal satmak için çok çalışmak anlamına geliyor.

İhracat ve ithalat kilo fiyatlarımıza baktığımızda enteresan bir durumla karşı karşıyayız.

Kilo başına ihracat fiyatımız düşüyor ve ithalatın kilo başına fiyatından daha düşük.

İthal edilen asansör ve asansör aksam parçaları dünya markalarının ürünleri olduğu için, ihracat kilo fiyatımızın ithalat kilo fiyatından düşük olması gayet normal. İhracat kilo fiyatımızı, zamanla kalite algısı ve marka oluşturarak artırma imkanı ve potansiyelimiz var.

Kilo başına ihracat fiyatımızın düşmesi, kilo başına ithalat fiyatı ile birlikte değerlendirildiğinde alarm zillerinin çalmasını gerektirecek seviyede değil. Yukarıdaki grafiğe baktığımızda kilo başına ithalat ve ihracat fiyatları paralel biçimde düşüyor. Bunun anlamı sektördeki hem yurtiçi, hem yurtdışı fiyatlar düşüyor. Türk asansör sektörü dünya asansör sektöründeki bu fiyat düşüşünden aynı oranda etkileniyor.

En son 2019 yılında en çok ihracat yaptığımız ülkelere bakmakta fayda var.

İhracatımızın % 68’ini 15 ülkeye yapıyoruz. İhracat yaptığımız toplam ülke sayısı 124.

Ne kadar çok ülkeye ihracat yapabilirsek ve ülkelere yaptığımız ihracat bir iki ülkeye yoğunlaşmaz ise dış ticarette o kadar az risk altındayız demektir. Bunu başarabilirsek bir veya iki ülke piyasasında yaşanacak olumsuzluklar toplam satışlarımızı en az etkiler.

Yeri gelmişken hemen belirtmekte fayda var. Toplam ithalatımızın hemen yarısını Çin’den yapıyoruz. Bu günlerdeki Çin piyasasında korona virüsündan kaynaklı yaşanan tedarik sıkıntısını, yerli üreticiler olarak hem ülkemiz, hem de ihracat yaptığımız diğer ülkeler için çözmemiz ve pazar payımızı artırmamız mümkün.

En çok ihracat yaptığımız 15 ülkeye baktığımızda, bu ülkelerin komşu ve yakın çevre ülkelerden oluştuğunu görüyoruz. Sanki uçağa atlayıp biraz daha uzak mesafedeki ülkelerin pazarlarını da gözden geçirmemiz gerekiyor gibi.

İhracatta yakaladığımız bu ivmeyi sektör olarak kaybetmemeliyiz. Yurtiçi piyasa tekrar hareketlense bile ihracat şirketimizin temel önceliklerinden olmalı. Hatta “Bu şirketin 3 yıllık hedefi satışlarının en az yarısının ihracat olmasıdır” yazarak satış, pazarlama ve ilgili tüm birimlerinin duvarlarına asmalı ki kimse hedefimizi unutmasın. İhracat, satış bedelinin peşin veya peşine yakın olması sebebiyle, yurt içi piyasada vadeli çeklerle uğraşmaktan ve batan şirketler sebebiyle alacaklarımızı tahsil edememe riskinden bizi uzak tutacaktır.

Son söz olarak tekstil ihracatçılarının düştüğü hataya düşmemeliyiz. Tekstil ihracatçıları, sektörün hareketli olduğu günlerde, ihracat fiyatında birbirleri ile girdikleri rekabet sonucu ihraç fiyatlarını inanılmaz düşürdüler. Sonuç: çoğu iflas etti veya karın tokluğuna ihracat yapmak zorunda kaldı.

Halkalı Caddesi No:4/3

Yeşilköy İstanbul

M : 0 532 637 93 34

T  : 0 212 573 50 82

F  : 0 212 573 53 82